SÖZLÜK

Dermatoloji

7-Oksijen

Cilt en büyük organ olarak oksijeni fazla harcar. Eğer oksijen yetersizse cilt bozulur. Yaşlanmayla dolaşım yetersizliğine bağlı olarak ciltte de problemler başlar. Cilt oksijeni sadece dolaşımla almaz. Gereksinimi olan oksijenin yüzde 25'ini kendisi doğrudan havadan sağlar. Ancak genç bir cildin bu yeteneği yaşlandıkça azalır. Uyku yetersizliği, tüm gün oturarak çalışma, temiz havada az bulunma, yetersiz spor, çevre kirliliği, stres cildin oksijen almasını azaltır. Bu olumsuz koşulları iyileştirici önlemler insan sağlığı için ve cilt sağlığı için gereklidir. Önlemlerin yeterli alınamadığı durumlarda özel gereçlerle oksijen tedavisi cildi gençleştirir. Başlangıçta haftada bir, daha sonra ayda bir kez uygulanır. Film yıldızları önemli toplantılara katılmadan önce oksijen tedavisiyle yüzlerini gerdirirler.

Abrazyon (Sıyrık)

Sert cisim veya pütürlü yüzeylerin derinin üst kısımlarını sıyırması abrazyon olarak tanımlanır. Sıyrıklar tek başına olabileceği gibi yüzeydeki bir sıyrık, altta bir hematomu, bu da daha alttaki bir bağ veya adale yırtığını hatta kırığı işaret edebilir. Bu bakımdan abrazyonların önemsenmesi gerekir.

Bazen boyalı yüzeylerden sıyrığın içine giren renkli maddeler bir tör dövme gibi sıyrık iyileştikten sonra iz olarak kalırlar.

Aknitik Keratoz (Solar Keratoz)

Aktinik keratoz, yüzünüzde, dudaklarınızda, kulaklarınızda, ellerinizin arkasında, ön kollarınızda, kafa derinizde ve boynunuzda pütürlü, pullarla kaplı alanlarla karakterize olan bir cilt durumudur. Bu durum, sık ya da yoğun olarak tipik olarak güneşten alınan kızılötesi (UV) ışınlara maruz kalmadan kaynaklanır. Çoğu doktor, aktinik keratozu kanser oluşturabilecek bir durum olarak değerlendirir; çünkü bu bir cilt kanseri geliştirebilir.

Aynı zamanda solar keratoz olarak da bilinen aktinik keratoz yavaşça büyür ve genellikle cilt üzerindeki yamalı görüntü ya da ufak noktalar haricinde hiçbir belirti ya da semptoma sebep olmaz. Bu lezyonların gelişmesi yıllar alır ve genellikle daha yaşlı yetişkinlerde ilk ortaya çıkar. Tedavi edilmeden bırakılırsa, yaklaşık her 10 aktinik keratoz vakasından biri, ciddi bir cilt kanseri formu olan skuamöz hücre karsinomu oluşturacak şekilde değişir.

Aktinik keratoz riskinizi, güneşe maruz kalmanızı en aza indirerek ve cildinizi UV ışınlarından koruyarak azaltabilirsiniz.

Alfa lipoik asit

Yaşlanan hücrenin metabolizması yavaş ve enerji üretimi azdır. Alfa lipoik asit hücre metabolizmasını, enerji üretimini ve iyileşme kapasitesini artıran her hücrede var olan doğal, güçlü bir anti oksidandır.

Alopesi

Saçların azalması veya yok olmasıdır.

Anajen Evre (Aktif Bütüme Dönemi)

Saçın büyüyüp gelişme devresidir. Ortalama süresi 3 yıldır

Androjenik alopesi (Erkek tipi saç dökülmesi)

Saçlı derinin belirli bölümlerinde simetrik gelişen, erkeklerde sıkça rastlanan bir saç kaybı şeklidir. Saç dökülmesi şakaklardan başlayıp, tepeye doğru ilerler. Saç sayısında azalma, incelme, kısalma göze çarpar. Kadınlarda ise genelde saçların cılızlaşması, seyrelmesi şeklinde bulgu verir. Erkeklerin % 70 inde rastladığımız bu dökülme kadınların %10 unda karşımıza çıkmaktadır. Genellikle 20’li yaşların sonunda başlar, dökülmenin hızı bireysel olarak değişik hızlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinin de etkisiyle değişebilir. Bu tip dökülmeler şiddetli vakalarda tüm tepenin açılmasına kadar ilerleyebilir ve kişinin psikolojik sorunlarının da gelişmesine neden olabilir. Etkilenen bölgelerde saçlar inceleşir ve seyrekleşir. Oluşumunda erkeklik hormonu olan testtesteronun cilde temasında oluşan dehidrotestesteronun kıl köklerini inceltici etkisi vardır.

Tedavisi ve takibinde hastalarımızın uzun süreli izlenmeleri ile olumlu sonuçlar alabilmekteyiz. Özellikle minoxidil içeren saç spreyleri veya finasterid içeren tabletler olumlu sonuçlar oluşturmaktadır. İlaçlar düzgün olarak kullanıldığında ve destekleyici tedavi ile zenginleştirildiğinde etkinlik artmakta ve öncelikle saç dökülmesi durabilmekte ve hatta bir miktar saç çıkışı da sağlanabilir. Etkinliklerini uzun sürede ve dikkatli kullanımla göstermektedirler.

Ceramid

Derinin su metabolizmasını ayarlar ve sıvı tutmasını iyileştirir. Lipid ailesindendir.

Dermabrazyon

Derinin yüzeyel tabakasının mekanik yöntemler ile uzaklaştırılması ile pigment lekelerinin yokedilmesi, yara ve sivilce izlerinin azaltılması,ağız çevresi ve yüzde diğer bölgelerde ince kırışıklıkların düzeltilmesi, dövmelerin çıkartılması için uygulanan bir metoddur. Dermabrazyon, deri yüzeyindeki pürüzlü görünümü azaltmaya yönelik olarak uygulanan deriyi zımparalama işlemidir. En sık olarak iyileşen sivilcelerin bıraktığı izlerin ya da deriden kabarık yara izlerinin azaltılması için uygulanır. İşlem, derinin en yüzeysel tabakasının soyulması şeklindedir. Derinin yüzeysel tabakası soyulduğunda, oluşan yaranın iyileşmesiyle daha pürüzsüz, gergin ve taze bir deri tabakası ortaya çıkar.

Dermis

Epidermisin altında dermis adı verilen tabaka yer alır. Bu tabaka kollagen doku ve damarlardan oluşmuştur. Epidermisin beslenmesi dermis tabakasındaki damarsal yapılar aracılığıyladır. Dermisin altında destek görevi gören deri altı yağ dokusu bulunur.

DMEA (DimetilAminoEtanol)

Ciltte sarkma, sıkılığın kaybolması, cildin yaşlanmasıyla ortaya çıkar. DMEA'nın alfa lipoik asitle vitamin C esteri ile kombinasyonu ciltte kırışıklıkların giderilmesi ve sıkılığın kazanılması için çok yararlıdır. DMEA'nın bir toplantıya katılmadan önce sadece bir kez bile uygulanması sıkı ve iyi bir görünüm sağlar.

Epidermis

İnsan derisi birkaç tabakadan oluşmuştur. Gözle görünen en dış tabaka epidermis adını alır. Epidermisde birçok tabaka ve çok sayıda hücrelerden oluşmuştur. Epidermisin bazal tabakasında sürekli oluşan hücreler devamlı yenilenerek epidermisin en dış tabakasındaki hayatiyetini kaybeden hücrelerin yerini alırlar.

Hiyaluronik asid

Kırışıklıklara karşı doğal koruyucudur.

Katajen Evre (Geçiş Dönemi)

Anajen evreyi izler. 3 hafta kadar sürer. Folikülün (Kıl Kökü) etkinliğini yetirdiği ani bir gerile geçiş evresidir.

Kolajen

Kolajen vücuda dayanıklılık veren protein maddesidir. Kolajen lifleri ağı cildin, kemiklerin damar duvarlarının bağ ve destek dokusunu oluşturur. Kolajen azalınca deri incelir, sarkar, kurur. Kemik kırılganlığı riski artar. Yaşlanmayla birlikte kolajen yıkımı artar, yapımı ise tersine azalır. Güneşin ultraviyole ışınları gerçek bir kolajen düşmanıdır. Nikotin, şeker, oksijen azlığı, bedensel aktivite azlığı, beslenme ve hormon bozukluğu gibi nedenler kolajen yıkımını çabuklaştırır. Kolajen cildin güzelliği ve sağlığı için zorunludur. Kolajen içeren çok sayıda ürün var. Kolajen molekülleri büyük olduğunda cilt hücrelerine giremez. Kalıcı bir cilt gençleştirme kolajenin cildin derin tabakalarına girmesiyle mümkündür. Bu da özel bir teknikle sağlanır. Kolajenin ön basamağı molekül ince iplikler haline getirilerek ve liposom denen çok küçük kapsüller içerisinde cildin derin tabakalarına sokulabilir. (Night collagen QMS). Bu tahliyeli yöntem dışında kolajenleri doku içine sokacak başka bir sistem yoktur. Böylece kuru, yaşlı deri içerden kendini yenileyebilir ve dayanıklılık kazanır. Bu biçimde deri içine gönderilebilen kolajen, günlük diğer bakım ürünleriyle de (aloe vera, vitamin E, propolis) desteklenir.

Cildimiz için önemli olan 2 kolajen çeşidi vardır.

Kolajen 1 Fazları : Epidermiste bulunan kolajen 1 fazları nem tutucudur. Yaşlanmayla birlikte kolajen 1 fazları kaybolarak yerlerinde boşluklar oluşturur ve cilt nemi bağlamamaya başlar ama biz, işte bu mucizevi ürünümüzle artık bu boşlukları doldurabiliyoruz.

Kolajen 3 Fazları : Dermis (cutis) te bulunur ve cildin diriliğini - sıkılığını sağlar. Vücut ağırlığının % 6’sınıkolajen oluşturur. Cildin nem tuculuğununun % 60’ını kolajen sağlar. Kendi ağırlığının 360 katı kadar su tutarak bunu gerçekleştirir. Nemi tutan kolajen fazlarının ömrü kısadır. Genç bir ciltte kaybolan kolajenin yerine ilave kolajen üretilir, kolejen boşluğu tekrar doldurularak vücut sıvısı aynı seviyeye çekilir. 24-25 yaşından itibaren vücut gelişimini tamamlar, vücudun kendi kolajen üretimide yavaşlar, bu yavaşlama ile kolajen boşlukları oluşur, cilt nemi tutup bağlayamaz.

Lipidler

Lesitin, squalen, fosfolipid, kolesterol, trigliserid ve ceramid deride bulunan lipidlerdir. Cilde yumuşaklık ve sağlık verirler.

Mikrodermabrazyon

Derinin en üstünde bulunan ölü tabakayı almaya yönelik bir yöntemdir. Konvansiyonel dermabrazyona göre daha yüzeysel bir tıraşlama sağlar. Bazal tabakayı uyarır ve kollajen konsantrasyonunu arttırır. Bu sayede cildin tazelenmesini sağlar. Mikrodermabrazyon yüksek basınçlı alüminyumoksit mikrokristallerinin cilde püskürtülerek cildin yüzeysel tabakalarının aşındırılması prensibine dayanan invaziv olmayan bir yöntemdir. Bu işlemde cilt yüzeyine temas eden mikrokristaller yumuşak bir soyma işlemi yapmakta, ölü hücreler ve deri artıkları cihazın vakum sistemi tarafından emilmektedir. İşlem sırasında cilt yüzeyinde kan dolaşımı artar, hücre yenilenmesi hızlanır. Sonuçta alttan canlı, taze ve pürüzsüz bir cilt ortaya çıkar.

NMF (Natural Moisturizing Factor)

Doğal nemlendiriciler için kullanılan genel rumuzdur. Cilde yumuşaklık verirler.

Peeling

Peeling son yıllarda medya kuruluşlarının yayınlarında ve halk arasında çokça telaffuz edilir oldu. Türkçe karşılık olarak “soyma, derinin en üst tabakasını soyma” diyebileceğimiz bir kelime.

Seboreik keratoz

Seboreik keratozlar sıklıkla siğillerle karıştırılmalarına rağmen siğillerden oldukça farklıdırlar. Seboreik keratoz derinin üst kısmının kanser dışı büyümesidir. Bir tane olabildiği gibi gruplar halinde de bulunabilir. Genellikle kahve renkli olmakla birlikte, açık kahve renkten siyaha kadar değişebilirler. Büyüklükleri çok değişken olabilir. Üzeri mumumsu görünümdedir. Bazen kahve renkli bir mum deriye damlamış gibi bir görüntü verirler.

Sericin

Doğal ipek oluşumunda meydana gelen bir proteindir. Cilde ipeksi bir yumuşaklık verir.

Üre

Harika bir nemlilik sağlar. Kuru havada cildin kurumasını önler.